34. İstanbul Film Festivalinde İzlemeniz Gereken 17 Film

4-19 Nisan arası gözlerimize, kulaklarımıza ve hislerimize bayram ettirecek 34. İstanbul Film Festivali'nden film seçmek hiçbir zaman kolay değildir. Yüzlerce filmi incelemek, fragmanlarını izlemek, künyelerine bakmak bizim de epey zamanımızı aldı ama sonunda 17 filmlik bir liste ortaya çıktı. Kısacık bilgiler ve fragmanların yanı sıra, en altta sizi bekleyen bir çizelge de var. Eğer bu filmleri beğenirseniz, programınızı yapmanızda yardımcı olabilir. Unutmayın, biletler yarın (28.03.2015) satışa çıkıyor, aman elinizi çabuk tutun!

A Most Violent Year

New York'a göç eden Abel Morales, şehrin yaşadığı en zor yıllardan birinde ailesini ve işini koruma savaşı veriyor. Oscar Isaac ve Jessica Chastain'in başrollerde olduğu film, geçen senenin en iyilerinden biri olarak gösteriliyor. Kostümleriyle de dönemi başarıyla yansıtan film listemizde bir numarada.

 

Hungry Hearts / Aç Kalpler

New York'ta tesadüfen tanışan bir çiftin ilişkisi, evlendikten sonraki süreçte sağlık sorunları yüzünden bir teste tutuluyor. Girls'den tanıdığımız, Adam Driver'ı Jude olarak göreceğimiz filmden bir 'Blue Valentine' kokusu alıyoruz.

 

Gemma Bovery / Aşkın Dili

Posy Simmonds'un aynı isimdeki çizgi romanından uyarlanan, Normandiya'ya taşınan İngiliz expat Gemma'nın trajikomik hikayesini anlatan film, Gustave Flaubert'in Madame Bovary'sinden de izler taşıyor.

 

Listen Up Philip / Bana Bak Philip

İkinci romanının basım aşamasında yaşadığı şehre, çevresine ve fotoğrafçı kız arkadaşına yabancılaşan Philip, idolü olan Zimmerman'ın ona yazlığını önermesiyle kendisini başka bir dünyanın içinde buluyor. Jason Schwartzman'ı Philip olarak gördüğümüz filmde, kız arkadaşını Mad Men'den sevdiğimiz Elizabeth Moss canlandırıyor.

 

Before I Disappear / Ben Ölmeden Önce

20'lerindeki Richie dibe vurmuş ve hayatına son vermeyi düşünürken, kız kardeşinden gelen acil telefonla kendisini bir anda yeğenine bakıcılık yaparken bulur. Karanlık çöktükten sonra Manhattan sokaklarında baş başa kalan amca-yeğenin aralarında yeni bir bağ oluşur.

 

Good Will Hunting / Can Dostum

Üstüne söylenecek fazla bir şey yok, bu kült filmi sinemada tekrar görmek için harika bir fırsat.

 

The Big Sleep / Derin Uyku

Efsanevi ikili Lauren Bacall ve Humphrey Bogart'ı yeniden beyaz perdede buluşturan 1946 yapımı film de, klasikleri özleyenlere.

 

Inherent Vice / Gizli Kusur

Bu filmin kadrosundaki isimleri saymak zaten bir satırdan fazla sürüyor. Joaquin Phoenix, Reese Witherspoon, Owen Wilson, Benicio Del Toro, Jena Malone ve Josh Brolin gibi isimlerin olduğu Inherent Vice'ın yönetmeni Paul Thomas Anderson. Aklınıza The Master ve There Will Be Blood gelse de, bu filmin onlar kadar ağır ve karanlık olmadığına garanti verebiliriz.

 

Every Thing Will Be Fine / Her Şey Güzel Olacak

Şehir dışında amaçsızca giderken, küçük bir çocuğa çarpıp ölmesine neden olan Tomas; ilerideki 10 yıl boyunca bu duyguyla savaşıyor. James Franco, Rachel McAdams ve Charlotte Gainsbourg'lu kadrosuyla merak ettiriyor.

 

The Salvation / İntikam

1870'lerde Amerika'ya göç eden kendi halinde bir göçmen, ailesini katleden adamı öldürür ve şehirdeki kötülüklere savaç açar. Danimarkalı göçmeni oynayan Mads Mikkelsen'ın övgüyle bahsedilen performansını, özellikle Western sevenlere öneriyoruz.

 

Lost River / Kayıp Nehir

SXSW'den seçtiğimiz filmler arasında Lost River da vardı. Ryan Gosling'in ilk yönetmenlik denemesi eleştirmenler tarafından çok olumlu tepkilerle karşılaşmasa da fantastik neo-noir tarzdaki filmi yine de merak ediyoruz.

 

Who's Afraid of Virginia Woolf? / Kim Korkar Hain Kurttan

Geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden yönetmen Mike Nichols'ın anısına gösterilen 1966 yapımı film, oyuncuların kusursuz performansları ve o dönem tartışma yaratan diyaloglarıyla dikkat çekiyor.

 

A Little Chaos / Küçük Karmaşa

Siz de bizim gibi dönem filmlerine karşı koyamayanlardansanız, bu filme bilet alın. Kate Winslet ve Matthias Schoenaerts'ın başrolde olduğu film, XIV. Louis zamanında geçiyor.

 

The Face of An Angel / Meleğin Yüzü

Her yerde karşımıza çıkması yetmiyormuş gibi, bir de sinemaya el atan Cara Delevingne, Daniel Brühl ve Kate Beckinsale gibi isimlerle bu filmde buluşuyor. Michael Winterbottom’ın Amanda Knox davasından esinlenerek yola çıktığı film, bir cinayeti aydınlatma peşinde gidiyor.

 

Saint Laurent

Geldi, gelecek derken beklenen vizyon tarihinden neredeyse bir yıl sonra Cannes Film Festivali'nde prömiyeri yapılan filmde, Gaspard Ulliel'i Yves Saint Laurent rolünde görüyoruz. Geçtiğimiz sene vizyone giren ve yönetmenliğini Jalil Lespert'in yaptığı 'Yves Saint Laurent', ünlü tasarımcının partneri Pierre Berge tarafından onaylanmıştı ancak, Bertrand Bonello'nun çektiği bu film için aynı şeyleri söylemiyor. Yine de onun hayatını anlatan ve mükemmel kostümleri göreceğimiz bu filmi kaçıramayız!

 

The Riot Club / Taşkınlar Kulubü

Genç ve yakışıklı İngilizler; Sam Claflin, Douglas Booth, Max Irons ve Harry Lloyd bu filmde bir arada! Oxford Üniversitesi'nin Riot Kulübü'ne katılan gençlerin repütasyonu, tek gecelik bir etkinlikte belli oluyor.

 

While We're Young

Listemizde yer alan ikinci Adam Driver'lı film While We're Young'da ayrıca Ben Stiller, Naomi Watts ve Amanda Seyfried yer alıyor. Orta yaşlı çiftimizin (Stiller ve Watts) hayatı genç ve enerjik çiftle (Driver ve Seyfried) tanışınca bambaşka bir yola giriyor. Eğlenceli bir romantik komedi izlemek istiyorsanız, kaçırmayın.

 

Manolya Fikri